Cevreciler.Com Forum
Merhaba Ziyaretçi 06 Eylül 2010 Pazartesi 03:21 *
Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Tüm kullanıcılarımızın dikkatine.. devamı için tıklayın..
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen   Konu: Tehlikenin farkındamısınız?  (Okunma Sayısı 559 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
rizelilazkizi
hatice
Araştırmacı Üye
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 85



« Yanıt #6 Tarih: 01 Ağustos 2008 Cuma 10:44 »

elbet bir gün gelir bize de şans güler ya  bu kadar karamsar olursak   olmaz
Logged

BOZÜYÜKLÜ
Üye
*
Offline
Offline
Mesajlar: 30



« Yanıt #5 Tarih: 14 Mart 2008 Cuma 15:41 »

bu güne kadar yerleşen birini hatırlıyormusunuz ben hatırlayamadım
Logged

hakie54
Önder NALBANTÇI
Site Yöneticisi
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 55



WWW
« Yanıt #4 Tarih: 29 Şubat 2008 Cuma 10:00 »

ne alımı be alım neymiş ki öle bii mi var bizi hiç bir yere almazlar abicimmm
Logged

Network Admin
cst80
Bilgili Üye
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 79



« Yanıt #3 Tarih: 28 Şubat 2008 Perşembe 23:22 »

bu gidişle zor alım olur bence.
Logged

elisa__
Araştırmacı Üye
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 79



« Yanıt #2 Tarih: 28 Ocak 2008 Pazartesi 16:20 »

bitirdiklerine göre dişe göre alım olsa bari
Logged

cst80
Bilgili Üye
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bay
Mesajlar: 79



« Yanıt #1 Tarih: 27 Ocak 2008 Pazar 22:49 »

artık koruyucu hizmetlere pek önem verilmiyor. kaç yıldır doğru düzgün çst alımı bile yok ve hale sml mezun veriyorlar ve okadr gençlerin geleceği ile oynanıyor. bu gidişle çst bitirecekler.
Logged

elisa__
Araştırmacı Üye
*
Offline
Offline
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 79



« Tarih: 27 Ocak 2008 Pazar 14:31 »

 Bunu neden mi merak ediyorum? Peki sizler önümüzdeki tehlikenin ve felaketler zincirinin farkında mısınız? Farkında olmanız için bu felaketlerin başımıza gelmesi mi gerekli? Felaketler başımıza gelmeye başladıktan sonra mı önlem alınmaya başlanacak? Fakat göz göre göre, geliyorum diyen bu çevre felaketlerine göz yumulmaya devam mı edilecek?

 Sorarım size...
Biz önümüzdeki nesile nasıl bir dünya bırakacağız?

 Ekolojik Sistemi bozmak kolay değildir. Ekolojik sistemin bozulabilmesi için
ancak günümüz teknolojisi, sanayii ve endüstriyel faaliyetleri gibi şartların
hepsinin de aynı zamanda kullanılması gereklidir. Şu an içerisinde bulunduğumuz zamanda bu şartların hepsi sağlanmış durumdadır.  Peki diyelim ki ekolojik sistem bozuldu.En temel kavram olarak besin zinciri kavramını kullanalım.
Bu zincirin sadece bir halkasının kopması demek dünyayı yılanların veya farelerin basması anlamına gelir.Besin zinciri ekolojik sistemin sadece ufak bir detayıdır.Ekolojik sistem Daha kompleks kavramların hepsinin bir araya gelmiş halidir. Pekiyi ekolojik sistem bozulduktan sonra bu sistem hangi teknoloji ile, hangi sanayii ile ve hangi endüstriyel faaliyet ile yerine tekrar konabilir.
 Bence Hiçbiri!...
Ekolojik sistem ancak kendi kendisini tamir edebilir. Buna çevrecilerin ortak terimiyle
"OTOEPÜRASYON" adı verilir.İnsan vücudu gibi insan vücudu dışarıdan bir darbe aldığı zaman yaralanır. Sizce bu yarayı iyileştiren dışarıdan alınan ilaçlar mıdır? Hayır. Dışarıdan tatbik edilen ilaçlar yarayı temizlemek ve bünyeyi sağlamlaştırmak için kullanılır. Pekiyi dışarıdan hiçbir ilaç alınmasa vücut bu yarayı iyileştiremez mi? İyileştirir elbette. Sadece süreç uzar. . Yarayı iyileştiren insan vücudunun kendisidir. Doğa da böyledir. Doğa bir kere  dengesini kaybettiğinde sizce hangi yara bandı, hangi ağrı kesici doğayı tekrar eski haline getirir. Bunun cevabını biz de bilmiyoruz. Fakat bildiğimiz bir şey varsa o da zaman içerisinde otoepürasyonla kendi kendisini tedavi edeceğidir. Ne kadar zamanda mı? MİLYONLARCA SENE...
Muhtemelen buzul çağına tekrar döneceğiz, eğer belirtilen kıyamet süresi dolmadıysa...

 Çevre sağlık teknisyenleri/ teknikerleri olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin kilit taşları oluyoruz. Sağlık sektörü ekip çalışmasını gerektirir ve ekipteki tüm çalışanlar önemlidir.Zincirin bir halkası koparsa hizmette aksaklıklar oluşur. Maalesef yanlış politikalar ve günü birlik stratejiler sebebiyle belirtmiş olduğumuz zincir üzülerek söylüyorum ki "Kopmuştur." Yardımcı Sağlık Hizmetleri Personeli olmadan nasıl ki Temel Sağlık Hizmetlerinde aksaklıklar olursa Koruyucu Sağlık Hizmetleri olmadan da Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri'nde de aksaklıklar mutlaka oluşur. Çevre Sağlığı Teknisyenlerinin/Teknikerlerinin görevi sadece zabıtalara amirlik etmek değildir. Biliyorsunuz ki şu anda sadece Türkiye'nin değil dünyanın küresel sorunu;

1 - Küresel Isınma
2 - İçilebilir Su Kaynakları

 Bu noktadan hareketle Devletimiz bu meselelerle ilgilenecek olan personelini zaten yetiştirmektedir. Çevre Sağlığı Teknisyeni olarak yetişen her bir personel bu tür konularla nasıl başa çıkabileceğini çok iyi bilmektedir. İnsan vücudunun %65'i bildiğiniz gibi sudur. Yani insanlık için içilebilir su kaynaklarının tükenmesi demek insanlığın ortadan kalkması anlamına gelir. Güzel ülkemiz maalesef su fakiri ülkeler arasında yer almaktadır. Elimizdeki su kaynaklarının daha dikkatli kullanılması gereklidir. Suların kontrolü de bildiğiniz gibi çevre sağlığı teknisyenlerinin elindedir. Gereken çalışmalar başlatılmazsa; korkarım bundan 5 yıl sonrasında çok ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kalacağız ve gelinen o noktadan sonra bir geriye dönüş söz konusu olamayacaktır. Yani şu anda kendi geleceğimizi hep birlikte mahfediyoruz. Çevre Sağlığı Teknisyenleri/Teknikerleri'ne gereken önemin ve değerin verilmemektedir.

 Maalesef ki ülkemizde bu mesleği bir çok kişi duymamış ve ne iş yaptığını bile bilmemektedir size görevleri hakkında basit birkaç örnek vereyim;
-Çöp ve gübreliklerin ıslahı
büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşan ülkemizde gübreliklerin ıslahı ne şekilde yapılıyor alınmayan önlemler toplum sağlığını ne şekilde etkiliyor hiç düşündünüz mü? İçme suyuna karışan insan ve hayvan atıkları ve bunların sebep olduğu hastalıklar hiç düşünülüyor mu?Bu görevlerimizden en basiti.
- Çevre sağlığı, bulaşıcı ve salgın hastalıklar ile sosyal hastalıklardan korunma konusunda halkla işbirliği yapmak ve bu konularda onları toplu olarak ya da tek tek eğitmek
- Toprağı ve suyu kirletici faktörlere karşı gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak.
-En basit bir örnek daha verecek olursak her Ramazan ayında ekranlara çıkan fırınların, işletmelerin durumunu gözler önüne serilmesi sizce o rezaletin sebebi nedir? yıllarca denetim yüzü görmeyen işletmeler insan sağlığını hiçe saymaktadır.Ramazan ayı bittikten sonra hiç öyle görüntüler ekranlara gelmez düzeliyor mu sizce HAYIR.

 Türk Sağlık-Sen ‘nin yaptığı bir araştırmayı sizlere sunmak istiyoruz;
 Büyük şehirler gıda denetiminde sınıfta kaldı

 Türk Sağlık-Sen'in araştırmasına göre gıda denetimleri düzenli bir şekilde yapılmıyor. Yönetmeliğe göre 2 ayda bir denetlenmesi gereken yerlerin birçoğu bir yıllık süre içinde denetlenmemiş. Yapılan denetimlerde ise en fazla ceza İstanbul'a kesilmiş.

 Türk Sağlık-Sen'in yaptığı araştırmada, Türkiye'de 180 bin gıda işletmesinin denetlenmediği belirlendi. Aynı çalışmada, gıda üretiminde en sağlıksız ilin İstanbul olduğu tespit edildi. Türk Sağlık-Sen'in Tarım Bakanlığı verilerine dayanarak, gıda denetimiyle ilgili yaptığı araştırmada çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Araştırma sonuçlarına göre, 2006 yılında 393 bin 112 gıda toplu tüketim ve satış işletmesinden 212 bin 186'sı denetime tabi tutuldu. Geriye kalan 180 bin 926 gıda işletmesinin bir yıl içinde hiç denetlenmedi. Yönetmeliklere göre işletmelere 2 ayda bir denetleme yapılması gerekiyor. Araştırma verilerine göre, 2006'daki denetimlerde 3 bin 940 ceza kesildi, 347 gıda üretim işletmesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Gıda üretim yerlerine kesilen cezalar en fazla İstanbul'da uygulandı. Bin 301 cezanın kesildiği İstanbul'u İzmir (392) ve Ankara (210) takip etti. Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, bir yıl süresince 180 bin gıda üretim işletmesinin denetlenmemiş olmasının halk sağlığı açısında büyük risk taşıdığını vurguladı. Önder Kahveci, "Türkiye'de gıda denetimi, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Ne yazık ki etkin bir gıda denetim sistemi henüz kurulmadı. Türkiye'deki gıda denetimlerinin 5 bin 400 kişiyle yapılması mümkün değildir. Bu nedenle acil personel alımına gidilmelidir." diye konuştu.

 Bu kadar vahim bir durumu olan ülkemizde sizce ne kadar çevre sağlık teknisyeni vardır biliyor musunuz?
öncelikle ülkemizde 6500 küsür kişiye ab normlarına göre bir çevre sağlıkçı düşmesi gerekirken ülkemizde 30 milyon insana 70 tane düşmekte.Avrupaya girenler kimler biz merak ediyoruz koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturamamış bir ülkede Avrupa hayal olsa gerek.İkincisi ise bu tarıma devredilen 500 kişi tarımda nasıl vakit geçiriyorlar?ilğinç bir soru demi!!! Şöyle ki çevrecileri sağlık bakanlığı banada gerek diyerekten tarıma hepsini vermiyor tarım ise bana da gerek diyor fakat mevcut yasalarla sorun diyor. Bakanlığında çalışmakta olan çevrecilerin yetkileri kanundaki boşluktan dolayı yok.Tarım bakanlığı denetim yetkisi belediyelerde diyor, belediyelerde de talep yok bizlere her şey keyfiyete kalmış.Görüyorsunuz ki insan sağlığı ne kadar basite indirgenmiş.

 Bu kadar çevre sorunu varken kaç tane çevre sağlık teknisyeni alımı yapılıyordur sizce bir tahminde bulunabilir misiniz? -1.000, -10.000,-100.000 mi? HAYIR.En son alımlarda sadece 91 tane evet yanlış duymadınız Türkiye genelinde 91 kişi alım yapıldı.Sözde yapılan ek yerleştirmede ise 5 kişi alım yapılmıştır. Birde atanan kişilerin tekrar tercih yapmasını ve iki senede bir atamaların yapıldığını göz önünde bulunursak bu rakamların gülünç olduğunu kabul etmek gerek.

 Bizler senelerdir atama bekliyoruz kimimiz 4 kimimiz 6 kimimiz 8 senedir tayin bekliyoruz bu ülkeye hizmet etmek için bekliyoruz. Önlisans bölümünü okuyan arkadaşlarımız tercih bile yapamamakta çünkü kadro verilmemekte devlet böyle bir bölümü görmezlikten gelmektedir.Tüm suçları önlisans  okumakmıydı.

 Madem ki ülkemizde son zamanda yapılan alımlara bakarsak 100 kişiyi bile geçmeyen alım sayısını göz önünde bulundurursak Çevre Sağlık Teknisyen/ Teknikerlerinin ülkemizde ihtiyaç olmadığını hiçbir sorunumuzun olmadığını düşünmemize sevk etmektedir.İhtiyaç olup olmadığını sadece çevrenize bakarak da görebilirsiniz en basiti içtiğiniz sudur.Düşünüyorsunuz o zaman bu bölümden okuyan yok yada mezun vermiyor şuanda Türkiye’nin değişik şehirlerinde 1115 tane Çevre Sağlık Teknisyeni olmayı hayal eden öğrenciler bulunmakta.Yani en az 1115 tane gencin geleceğini karartmakta olduğunu düşünüyoruz.

 Sözün kısası sizlerden tehlikenin farkında olmanızı istiyoruz geleceğimize, gelecek nesillerimize, çocuklarımıza, torunlarımıza daha temiz bir dünya verebilmek için.Çevre Sağlık Teknisyenlerinin maduriyetine en azından kulak vermeniz.Çünkü hepimiz bu ülkede yaşıyoruz bu ülke hepimizin.Hasta olmadan ortadaki sorunların kaldırılması çok zor mudur sizce?Sizlerin sağlığınız bozulmadan önce etrafınızdaki sorunların çözülmesi daha mantıklı değil mi?

 Biz Çevre Sağlık Teknisyen/Teknikerleri olarak ülkemiz yetkililerin bizleri de görmesi ve ülkenin ihtiyacına göre alımlar yapması diliyoruz.

 Teşekkürler,
elisa__ (Fatma Özpınar)
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XML Geçerli RSS Geçerli
WAP Geçerli WAP2 Geçerli

Bu Sayfa 0.111 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu